Birini severken yaptığın hatayı, onu daha çok severek sürdürürsün. Her zaman bir beklenti vardır, kolay mı severken bir şeylerin son bulacağını düşünmek, gösterseler bile inanmazsın, bu yüzden düştüğünde hissedersin esas acıyı. Öyle benzemez çocukken bisikletten düşmene, yoktur seni düştüğün yerden kaldıran, üstünü temizleyen, sarılan. Bu düşüşün tarifi yoktur. Hayattan düşersin, güvendiklerinden ve inandıklarından düşersin, kurtulmak istersin bu acıdan fakat seni ayakta tutan bir şey vardır. Sanki kötülüğünü isteyen kıskanç arkadaşın gibi sıvazlar sırtını “umut”. Ya dönerse? Olmayacağını bile bile beklemektir esas acı. Yalvarırsın dönmesi için, dua edersin, herşeyden çok istersin. Ya son söz söylenmişse ya geri dönmeyecekse? Daha fazla yalvarma bundan sonra yaptıkların bencillik olur, bırak kendi kararını vermiş, bırak gitsin. Sen yalnız değilsin, senin yanında kıskanç umutların var, sarıl onlara seni esas terketmeyecek şey o umutlar…
(Source: hefucks)