/page/2

Birini severken yaptığın hatayı, onu daha çok severek sürdürürsün. Her zaman bir beklenti vardır, kolay mı severken bir şeylerin son bulacağını düşünmek, gösterseler bile inanmazsın, bu yüzden düştüğünde hissedersin esas acıyı. Öyle benzemez çocukken bisikletten düşmene, yoktur seni düştüğün yerden kaldıran, üstünü temizleyen, sarılan. Bu düşüşün tarifi yoktur. Hayattan düşersin, güvendiklerinden ve inandıklarından düşersin, kurtulmak istersin bu acıdan fakat seni ayakta tutan bir şey vardır. Sanki kötülüğünü isteyen kıskanç arkadaşın gibi sıvazlar sırtını “umut”. Ya dönerse? Olmayacağını bile bile beklemektir esas acı. Yalvarırsın dönmesi için, dua edersin, herşeyden çok istersin. Ya son söz söylenmişse ya geri dönmeyecekse? Daha fazla yalvarma bundan sonra yaptıkların bencillik olur, bırak kendi kararını vermiş, bırak gitsin. Sen yalnız değilsin, senin yanında kıskanç umutların var, sarıl onlara seni esas terketmeyecek şey o umutlar…

(Source: hefucks)

Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
Toprak ve insan kokularıyla,
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için
Başımı alıp gideceğim.
– Turgut Uyar 

(via umutsuzlarparki)

..insan bağışlayarak yener yanlışı. İnsanın acısını insan alır. İyilik böyle kolay yenilmez.

(via umutsuzlarparki)

Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapısını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.

Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.

– Edip Cansever

(via umutsuzlarparki)

Ben konuşmadan laf at bana

Daralmadan çek kendini

Özlet

Özlemeye meyilliyim

Yeter ki güzel bir an yaşayalım

Ömür boyu özlerim


(Source: lovest)

Opak damarlarımdan akışkan bi’ dünya sızarken, ruhumu, yazana değil imgeye teslim ederim. Kimisi harflere inanıyor, bazıları kitaplara. İş bana gelince: Ben bir tek kendime inanmıyorum. Neden mi? İnanırsam, -korkarım- sizleri unutacağım. İşte bu yüzden, ” ‘yabancı’ olmak her zaman ev sahibi olmaktır” diyorum.
– Turgut Uyar
Yollarda. Okurken. Pencereden caddelere bakarken. Giyinirken. Soyunurken. Herhangi bir kahvenin içinde oturan insanlara gelişigüzel bakarken. Hiç bir şey aramazken. Herhangi bir kahvede oturan insanları görmezken, başka olgular düşünürken. Yosun kokusunu yeniden duymaya çalışırken, bir kavşakta karşıdan karşıya geçerken, arabalar dünyasında yaşadığını son anda algılarken, büyük bir bulvarın tüm kahvelerinde oturanlardan hiç birini tanımazken, bir mağazadan gelişigüzel yiyecek seçerken, ya da bir satıcıdan herhangi bir malı isterken, aynı anda özlem ve yalnızlıkları düşünürken, gidenleri, gelenleri, bölünenleri, ölenleri, doğanları, büyüyenleri, yaşamak isteyenleri, yaşamak istemeyenleri özlerken, severken, sevilirken, sevişirken, hep yalnız değil miyiz?
– Tezer Özlü
ne sordularsa söyledim.
ellerim değdi dedim.
gözlerim değdi dedim.
ne sordularsa söyledim.
– özdemir asaf
bu karanlık böyle iyi
aferin tanrıya.
– Turgut Uyar
git, diyorsun da olmuyor işte git demekle, her şeye rağmen gidemiyor insan. bende sana sev diyorum mesela, sevebiliyor musun ?
– Cemal Süreya

Birini severken yaptığın hatayı, onu daha çok severek sürdürürsün. Her zaman bir beklenti vardır, kolay mı severken bir şeylerin son bulacağını düşünmek, gösterseler bile inanmazsın, bu yüzden düştüğünde hissedersin esas acıyı. Öyle benzemez çocukken bisikletten düşmene, yoktur seni düştüğün yerden kaldıran, üstünü temizleyen, sarılan. Bu düşüşün tarifi yoktur. Hayattan düşersin, güvendiklerinden ve inandıklarından düşersin, kurtulmak istersin bu acıdan fakat seni ayakta tutan bir şey vardır. Sanki kötülüğünü isteyen kıskanç arkadaşın gibi sıvazlar sırtını “umut”. Ya dönerse? Olmayacağını bile bile beklemektir esas acı. Yalvarırsın dönmesi için, dua edersin, herşeyden çok istersin. Ya son söz söylenmişse ya geri dönmeyecekse? Daha fazla yalvarma bundan sonra yaptıkların bencillik olur, bırak kendi kararını vermiş, bırak gitsin. Sen yalnız değilsin, senin yanında kıskanç umutların var, sarıl onlara seni esas terketmeyecek şey o umutlar…

(Source: hefucks)

Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
Toprak ve insan kokularıyla,
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için
Başımı alıp gideceğim.
– Turgut Uyar 

(via umutsuzlarparki)

..insan bağışlayarak yener yanlışı. İnsanın acısını insan alır. İyilik böyle kolay yenilmez.

(via umutsuzlarparki)

Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapısını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.

Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.

– Edip Cansever

(via umutsuzlarparki)

Ben konuşmadan laf at bana

Daralmadan çek kendini

Özlet

Özlemeye meyilliyim

Yeter ki güzel bir an yaşayalım

Ömür boyu özlerim


(Source: lovest)

Opak damarlarımdan akışkan bi’ dünya sızarken, ruhumu, yazana değil imgeye teslim ederim. Kimisi harflere inanıyor, bazıları kitaplara. İş bana gelince: Ben bir tek kendime inanmıyorum. Neden mi? İnanırsam, -korkarım- sizleri unutacağım. İşte bu yüzden, ” ‘yabancı’ olmak her zaman ev sahibi olmaktır” diyorum.
– Turgut Uyar
Yollarda. Okurken. Pencereden caddelere bakarken. Giyinirken. Soyunurken. Herhangi bir kahvenin içinde oturan insanlara gelişigüzel bakarken. Hiç bir şey aramazken. Herhangi bir kahvede oturan insanları görmezken, başka olgular düşünürken. Yosun kokusunu yeniden duymaya çalışırken, bir kavşakta karşıdan karşıya geçerken, arabalar dünyasında yaşadığını son anda algılarken, büyük bir bulvarın tüm kahvelerinde oturanlardan hiç birini tanımazken, bir mağazadan gelişigüzel yiyecek seçerken, ya da bir satıcıdan herhangi bir malı isterken, aynı anda özlem ve yalnızlıkları düşünürken, gidenleri, gelenleri, bölünenleri, ölenleri, doğanları, büyüyenleri, yaşamak isteyenleri, yaşamak istemeyenleri özlerken, severken, sevilirken, sevişirken, hep yalnız değil miyiz?
– Tezer Özlü
ne sordularsa söyledim.
ellerim değdi dedim.
gözlerim değdi dedim.
ne sordularsa söyledim.
– özdemir asaf
bu karanlık böyle iyi
aferin tanrıya.
– Turgut Uyar
git, diyorsun da olmuyor işte git demekle, her şeye rağmen gidemiyor insan. bende sana sev diyorum mesela, sevebiliyor musun ?
– Cemal Süreya
"Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
Toprak ve insan kokularıyla,
Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için
Başımı alıp gideceğim."
"..insan bağışlayarak yener yanlışı. İnsanın acısını insan alır. İyilik böyle kolay yenilmez."
"

Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapısını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.

Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.

"
"Opak damarlarımdan akışkan bi’ dünya sızarken, ruhumu, yazana değil imgeye teslim ederim. Kimisi harflere inanıyor, bazıları kitaplara. İş bana gelince: Ben bir tek kendime inanmıyorum. Neden mi? İnanırsam, -korkarım- sizleri unutacağım. İşte bu yüzden, ” ‘yabancı’ olmak her zaman ev sahibi olmaktır” diyorum."
"Yollarda. Okurken. Pencereden caddelere bakarken. Giyinirken. Soyunurken. Herhangi bir kahvenin içinde oturan insanlara gelişigüzel bakarken. Hiç bir şey aramazken. Herhangi bir kahvede oturan insanları görmezken, başka olgular düşünürken. Yosun kokusunu yeniden duymaya çalışırken, bir kavşakta karşıdan karşıya geçerken, arabalar dünyasında yaşadığını son anda algılarken, büyük bir bulvarın tüm kahvelerinde oturanlardan hiç birini tanımazken, bir mağazadan gelişigüzel yiyecek seçerken, ya da bir satıcıdan herhangi bir malı isterken, aynı anda özlem ve yalnızlıkları düşünürken, gidenleri, gelenleri, bölünenleri, ölenleri, doğanları, büyüyenleri, yaşamak isteyenleri, yaşamak istemeyenleri özlerken, severken, sevilirken, sevişirken, hep yalnız değil miyiz?"
"ne sordularsa söyledim.
ellerim değdi dedim.
gözlerim değdi dedim.
ne sordularsa söyledim."
"bu karanlık böyle iyi
aferin tanrıya."
"git, diyorsun da olmuyor işte git demekle, her şeye rağmen gidemiyor insan. bende sana sev diyorum mesela, sevebiliyor musun ?"

About: